EDEP

  • Beni Rabbim edeblendirdi ve ne güzel edebledi.
  • Adem oğlunun edebden nasibi yoksa, insan değildir.
  • İnsanla hayvan arasındaki fark; edebdir.
  • Edeble süslenmeyen akıl, silahsız kahramandır.
  • Edeb; Aklın dıştan görünüşüdür.
  • Edeb; Eline, diline ve beline sahip olmaktır.
  • Edeble varan, lütufla döner.
  • Edeblerin anası az konuşmaktır.
  • Edeb, Evliyâullahın delilidir. Allah'a kavuşma sebebidir.
  • Edeb olmadıkça asalet düzelmez.
  • Edeb, şeytanı öldüren bir silahtır.
  • Edeb, en hayırlı san'attır. Hak'ka giden yolun ağzıdır.
  • Edeb her şeyin başıdır. Tasaffufun tamamı edebdir.
  • Edeb olgunlaşmanın ilk şartıdır.
  • Edebi terk eden ârif değildir.
  • Edebi terk et! Her şeyi terk et!
  • Edebten mahrum olanlar, Hak dergâhından kovulurlar.
  • Edebi olmayanın güvenilir ilmi yoktur.
  • Hakikattan maksat ancak edebdir.
  • Hakiki edeb, edebi terk etmemektir. (El'emru fevka'ledeb)
  • Ayıplarınızı edeble örtünüz.
  • Hakiki güzellik, ilim ve edeb güzelliğidir.
  • İnsanın ziyneti, edebinin tamamıdır.
  • Babası ölen değil, ilim ve edebi olmayan yetimdir.
  • Edebini un, amelini tuz eyle!
  • Evladına edeb öğretmeyen, düşmanlarını sevindirir.
  • Ruhen yükselmek ancak edeble mümkündür.
  • Akıllı, edebi edebsizden öğrenir.
  • İlim şerefî ve edeble Adem, melekten üstün oldu.
  • Şeytan Allah'ın huzurundan, edebi terk ettiği için kovulmuştur.
  • Edeb dışı hareketler, feyzi keser ve sahibini, sultanların gönlünden uzaklaştırır.
  • Sohbet bir cesettir, edeb ise o cesedin ruhudur.
  • Edeb; insanı her türlü hatadan koruyan bilgi ve prensiplere sahip olmaktır.
  • İmanın hakikatına ermek için; yakın bilgi, yakın bilgi için ihlâslı âmel, ihlâslı âmel için; farzları edâ, farzları edâ için; sünneti tatbik, sünneti tatbik etmek için de, edebi korumak lazımdır.
  • Her şey çoğaldıkça ucuzlar. Fakat edeb çoğaldıkça değeri artar.
  • Edeb; kendisinden yükseğini çok görmemek, kendisinden aşağısını da hor görmemektir.
  • Üstazın meclisine edeble girenler, ondan nihâyetsiz füyuzata alırlar.
  • Üstâzın kelâmını edeble dinleyenler, ondan en yüce makama kavuşurlar.
  • Meşâyıh edebi ile edeblenmedikçe, meşâyıhtan nasip almak mümkün değildir.
  • Sofîlerin terbiye etmediği kimse, edebin hakikatını anlayamaz.
  • Edeb güzelliği, kişiyi nesebe muhtaç etmez.
  • Edeb, insanı kalpten sevindirir.
  • Edeb, insanı utanılacak şeylerden koruyan melekedir.
  • Edeb, 'sünnet-i resulullah'a uygun hereket etmektir.
  • Edebten daha üstün sergi yoktur.
  • Edeb kaidelerinin en alt derecesi, bir kimsenin cehaletini sezdiği yerde durup, onu gidermesidir.
  • İlim elde etmek isteyen, edebli bir şekilde ilim sahibi olmaya baksın.
  • Muhabbet ehli, sevgi işinde iyi niyete sahip oldukça edebleri artmaya başlar.
  • Edeb, nefsi gerektiği şekilde terbiye etmek ve güzel ahlâkla tezyin etmektir.
  • Edeb, insanın mutlak bir fazilet kaynağıdır.
  • Cennetteki makamlara âmet ve edeble ulaşılır.
  • Edebin dostları: Hayâ, samimiyet, teslimiyet, muhabbet, niyet, itaat, gayret, sohbet ve hizmettir.
İlim meclisinden aradım, kıldım taleb.
İlim en geridedir; illâ edeb, illâ edeb
Setreder ayıbını insanın hep;
Ne güzel câmeymiş saybe-i edeb.

Ehli diller arasında aradım, kıldım taleb.
Her hüner makbûl imiş; illâ edeb, illâ edeb
Edeb bir tâc-imiş nur-i Hûda'dan
Giy ol tacı, emin ol her beladan